implicit
örtük, dolaylıimplicit, açıkça söylenmeyen ama anlaşılan ya da kastedilen şeyleri anlatır: örtük, dolaylı. Zıttı explicit (açık, net).
Anlamları ve örnekler
- Örtük, dolaylı (söylenmeyen ama anlaşılan) There was an implicit threat in his words, though he never said it directly. Sözlerinde, doğrudan söylemese de örtük bir tehdit vardı.
- Tam, sorgusuz (güven, inanç) She had implicit trust in her teacher. Öğretmenine tam bir güveni vardı.
Eş ve zıt anlamlılar
impliedindirectunspokentacit
explicitdirectstatedclear
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- implicit criticism / threat: örtük eleştiri / tehdit
- implicit agreement: zımni anlaşma
- implicit trust: sorgusuz güven
- implicit bias: örtük önyargı
- implicit in: …in içinde örtük olarak yer alan
Karıştırılan kelimeler
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| implicit | örtük, dolaylı (söylenmeyen ama anlaşılan) | implicit criticism |
| explicit | açık, net (açıkça söylenen) | explicit instructions |
| tacit | zımni, sözsüz kabul edilen | a tacit agreement |
implicit ile explicit zıt anlamlıdır: biri söylenmeden anlaşılanı, diğeri açıkça söyleneni anlatır.
YDS tarzı örnek soru
The manager never said it openly, but there was an ------ warning in his comments about the deadline.
- adequate
- implicit
- ongoing
- preliminary
- subsequent
Cevabı göster
B) implicit. Açıkça söylememiş ama dolaylı bir uyarı var: implicit warning. Diğer sıfatlar anlamca uymaz.
Kelime ailesi
implicitly (zarf): örtük olarak, dolaylı biçimde. implication (isim): ima; sonuç. Zıttı explicit / explicitly.
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 29 Ekim 2026