mitigate
hafifletmek, azaltmakmitigate, bir şeyin zararlı etkisini, riskini ya da şiddetini azaltmak, hafifletmek demektir.
Anlamları ve örnekler
- Hafifletmek, azaltmak (zarar, risk, etki) Planting trees along the road helps to mitigate the effects of noise. Yol boyunca ağaç dikmek gürültünün etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
- (Mitigating) hafifletici (neden) The judge considered the mitigating circumstances before deciding on the sentence. Yargıç cezaya karar vermeden önce hafifletici nedenleri değerlendirdi.
Eş ve zıt anlamlılar
reducelesseneasesoften
worsenaggravateintensifyincrease
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- mitigate the risk / effects / impact: riski / etkileri hafifletmek
- mitigate damage: zararı azaltmak
- mitigate climate change: iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak
- mitigating circumstances: hafifletici nedenler
- mitigation measures: hafifletme önlemleri
Karıştırılan kelimeler
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| alleviate | hafifletmek, dindirmek (acı, yoksulluk, sorun) | alleviate poverty |
| relieve | rahatlatmak, hafifletmek (acı, stres, yük) | relieve stress |
| mitigate | hafifletmek, azaltmak (zarar, risk, etki) | mitigate the risk |
Üçü de “hafifletmek” diye çevrilir. relieve kişiyi rahatlatır, alleviate acıyı ya da sorunu azaltır ama bitirmez, mitigate zararın etkisini ve riski küçültür.
YDS tarzı örnek soru
Governments are introducing new policies to ------ the effects of climate change on coastal cities.
- mitigate
- acquire
- exceed
- resist
- extract
Cevabı göster
A) mitigate. İklim değişikliğinin etkilerini “hafifletmek” anlamı gerekir: mitigate the effects.
Kelime ailesi
mitigation (isim): hafifletme, azaltma. mitigating (sıfat): hafifletici. unmitigated (sıfat): hiç hafifletilmemiş (an unmitigated disaster = tam bir felaket).
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 29 Ekim 2026