trigger
tetiklemek, harekete geçirmektrigger, bir olayın ya da tepkinin ortaya çıkmasına neden olmak demektir: tetiklemek, harekete geçirmek.
Anlamları ve örnekler
- Tetiklemek, yol açmak The announcement triggered a wave of protests across the country. Duyuru ülke çapında bir protesto dalgasını tetikledi.
- (İsim) tetik; neden Stress can be a trigger for migraines. Stres migren için bir tetikleyici olabilir.
Eş ve zıt anlamlılar
sparkprovokeset offcause
preventstopcalmsuppress
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- trigger a reaction / response: bir tepkiyi tetiklemek
- trigger an alarm: alarmı çalıştırmak
- trigger a crisis: krize yol açmak
- trigger memories: anıları canlandırmak
- a trigger for: …için tetikleyici
YDS tarzı örnek soru
A sudden rise in oil prices can ------ a chain of events that affects the whole economy.
- prevent
- relieve
- trigger
- resist
- hinder
Cevabı göster
C) trigger. Petrol fiyatları bir olaylar zincirini “tetikler”: trigger a chain of events. prevent, hinder tersi.
Kelime ailesi
trigger-happy (sıfat): (kişi) çabuk silah çeken; düşünmeden harekete geçen. triggered (sıfat): tetiklenmiş.
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 29 Ekim 2026