trigger

tetiklemek, harekete geçirmek

trigger, bir olayın ya da tepkinin ortaya çıkmasına neden olmak demektir: tetiklemek, harekete geçirmek.

Anlamları ve örnekler
  1. Tetiklemek, yol açmak The announcement triggered a wave of protests across the country. Duyuru ülke çapında bir protesto dalgasını tetikledi.
  2. (İsim) tetik; neden Stress can be a trigger for migraines. Stres migren için bir tetikleyici olabilir.
Eş ve zıt anlamlılar
sparkprovokeset offcause
preventstopcalmsuppress

Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.

Sık kullanımlar
  • trigger a reaction / response: bir tepkiyi tetiklemek
  • trigger an alarm: alarmı çalıştırmak
  • trigger a crisis: krize yol açmak
  • trigger memories: anıları canlandırmak
  • a trigger for: …için tetikleyici
YDS tarzı örnek soru

A sudden rise in oil prices can ------ a chain of events that affects the whole economy.

  1. prevent
  2. relieve
  3. trigger
  4. resist
  5. hinder
Cevabı göster

C) trigger. Petrol fiyatları bir olaylar zincirini “tetikler”: trigger a chain of events. prevent, hinder tersi.

Kelime ailesi

trigger-happy (sıfat): (kişi) çabuk silah çeken; düşünmeden harekete geçen. triggered (sıfat): tetiklenmiş.

İlgili kelimeler

Son güncelleme: 29 Ekim 2026