exaggerate

abartmak

exaggerate, bir şeyi olduğundan daha büyük, iyi ya da kötü göstermek demektir: abartmak.

Anlamları ve örnekler
  1. Abartmak Journalists sometimes exaggerate small problems to attract readers. Gazeteciler okur çekmek için bazen küçük sorunları abartır.
  2. Büyütmek, belirginleştirmek The bright lighting exaggerated every line on his face. Parlak ışık yüzündeki her çizgiyi belirginleştirdi.
Eş ve zıt anlamlılar
overstatemagnifyoverdoinflate
understateminimizedownplayunderestimate

Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.

Sık kullanımlar
  • exaggerate the importance of: …in önemini abartmak
  • exaggerate the risks: riskleri abartmak
  • without exaggeration: abartmadan
  • greatly exaggerated: çok abartılmış
  • exaggerate the problem: sorunu büyütmek
YDS tarzı örnek soru

It would be an ------ to say that the new rule has solved every problem in the school.

  1. admission
  2. estimation
  3. exaggeration
  4. illustration
  5. implication
Cevabı göster

C) exaggeration. “Her sorunu çözdü” demek abartıdır: an exaggeration. Diğer seçeneklerin anlamı bağlama uymaz.

Kelime ailesi

exaggeration (isim): abartı. exaggerated (sıfat): abartılmış. Zıttı: understate (olduğundan az göstermek).

İlgili kelimeler

Son güncelleme: 2 Kasım 2026