Kelime Bankası
YDS & YÖKDİL için 250 kelime — anlamları, örnek cümleleri ve kullanım notlarıyla
250 kelime listeleniyor
abandonterk etmek, bırakmak
abundantbol, çok miktarda
acceleratehızlandırmak, hızlanmak
accordinglybuna göre, ona uygun olarak
accuratelydoğru biçimde, tam olarak
acknowledgekabul etmek, onaylamak
acquireedinmek, kazanmak
adaptableuyum sağlayabilen, uyarlanabilir
adequateyeterli, elverişli
adherencebağlılık, uyma
adoptbenimsemek, kabul etmek
adverselyolumsuz biçimde
alleviatehafifletmek, dindirmek
allocatetahsis etmek, ayırmak
alterdeğiştirmek, başkalaşmak
ambiguousmuğlak, çift anlamlı
amplefazlasıyla yeterli, geniş
anticipateönceden sezmek, beklemek
apparentbelli, görünürdeki
applicableuygulanabilir, geçerli
assessdeğerlendirmek, değer biçmek
assumevarsaymak, farz etmek
attainulaşmak, erişmek
clarifynetleştirmek, açıklığa kavuşturmak
coincidentallytesadüfen, rastlantı sonucu
compensatetelafi etmek, karşılamak
complyuymak, riayet etmek
comprehensivekapsamlı, geniş çaplı
compriseiçermek, …den oluşmak
concealgizlemek, saklamak
conductyürütmek, gerçekleştirmek
confirmdoğrulamak, onaylamak
consequentlysonuç olarak, bu nedenle
consistenttutarlı
constituteoluşturmak, teşkil etmek
constrainkısıtlamak, zorlamak
contemporaryçağdaş, modern
contradictçelişmek, yalanlamak
contributekatkıda bulunmak, katkı sağlamak
controversialtartışmalı, tartışma yaratan
converselytersine, aksine
conveyanlatmak, ifade etmek
copebaşa çıkmak
crucialçok önemli, belirleyici
curtailkısmak, azaltmak
deliberatekasıtlı, bilinçli
demonstrategöstermek, kanıtlamak
denyinkâr etmek, reddetmek
derivetüretmek, elde etmek
detecttespit etmek, algılamak
deterioratekötüleşmek, bozulmak
detrimentalzararlı, olumsuz etkileyen
diminishazalmak, azaltmak
discloseifşa etmek, açığa vurmak
distinctiveayırt edici, kendine özgü
distinguishayırt etmek
diversityçeşitlilik
dominateegemen olmak, hâkim olmak
dramaticçarpıcı, ani ve büyük
drasticallyköklü biçimde, çarpıcı ölçüde
elaborateayrıntılı açıklamak, detaylandırmak
eligiblehak sahibi, uygun
eliminateortadan kaldırmak, elemek
emergeortaya çıkmak
emphasizevurgulamak
enableolanak tanımak, mümkün kılmak
encounterkarşılaşmak, rastlamak
endeavorçabalamak, gayret etmek
enduredayanmak, katlanmak
enforceuygulatmak, yürürlüğe koymak
enhancegeliştirmek, artırmak
enlightenaydınlatmak, bilgilendirmek
ensuregaranti altına almak, sağlamak
entailgerektirmek, beraberinde getirmek
equateeşit görmek, özdeşleştirmek
essentialgerekli, vazgeçilmez
establishkurmak, tesis etmek
estimatetahmin etmek, kabaca hesaplamak
evaluatedeğerlendirmek
evidentlyaçıkça, belli ki
exacerbatekötüleştirmek, şiddetlendirmek
exaggerateabartmak
exceedaşmak, geçmek
excludedışlamak, hariç tutmak
exclusivelyyalnızca, sadece
exemplifyörnek teşkil etmek, örneklemek
exhausttüketmek, yormak
expeditehızlandırmak
exploitsömürmek, istismar etmek
exposuremaruz kalma, temas
extenduzatmak, genişletmek
extractçıkarmak, ayıklamak
facilitatekolaylaştırmak
familiartanıdık, aşina
feasibleuygulanabilir, yapılabilir
fluctuatedalgalanmak
fortifygüçlendirmek, sağlamlaştırmak
fosterteşvik etmek, beslemek
fundamentaltemel, esas
furthermoreayrıca, üstelik, dahası
generateüretmek, meydana getirmek
graduallyyavaş yavaş, kademeli olarak
grantvermek, tanımak
guaranteegaranti etmek, güvence vermek
hinderengel olmak, aksatmak
hostiledüşmanca, karşı
hypotheticalvarsayımsal, farazi
identifybelirlemek, saptamak
illustrateörneklerle açıklamak, resmetmek
immediateacil, derhal gerçekleşen
impedeaksatmak, zorlaştırmak
implicitörtük, dolaylı
implyima etmek, işaret etmek
imposedayatmak, uygulamak
inclinationeğilim, meyil
indicateişaret etmek, göstermek
indispensablevazgeçilmez
induceneden olmak, yol açmak
inevitablekaçınılmaz
inherentdoğasında olan, içkin
inhibitbastırmak, engellemek
initiatebaşlatmak
innovateyenilik getirmek, yenilik yapmak
inseparableayrılmaz, birbirinden kopmaz
insistısrar etmek
instantlyanında, bir anda
integratebütünleştirmek, birleştirmek
intensifyyoğunlaştırmak, şiddetlendirmek
interpretyorumlamak, anlamlandırmak
intervenemüdahale etmek, araya girmek
intuitivesezgisel
invariablydeğişmez biçimde, her zaman
investigatearaştırmak, soruşturmak
irreversiblegeri döndürülemez
justifyhaklı göstermek, gerekçelendirmek
lead toyol açmak, neden olmak
liablesorumlu, yükümlü
likewiseaynı şekilde, benzer biçimde
maintainsürdürmek, korumak
mandatoryzorunlu, mecburi
manifestortaya çıkmak, kendini göstermek
manipulatemanipüle etmek, yönlendirmek
maximizeen üst düzeye çıkarmak
meanwhilebu arada, aynı zamanda
mediatearabuluculuk yapmak, uzlaştırmak
minimizeen aza indirmek
mitigatehafifletmek, azaltmak
modifydeğiştirmek, düzenlemek
monitorizlemek, gözlemlemek
namelyyani, başka bir deyişle
negligibleihmal edilebilir, önemsiz
neverthelessyine de, buna rağmen
notablyözellikle, bilhassa
notifybildirmek, haberdar etmek
objectivenesnel, tarafsız
obscurebelirsiz, anlaşılması güç
obsoleteeskimiş, kullanım dışı kalmış
obtainelde etmek, edinmek
obviousbariz, aşikâr
occurmeydana gelmek, gerçekleşmek
ongoingdevam eden, süregelen
optimizeen uygun hale getirmek
organizedüzenlemek, organize etmek
originatekaynaklanmak, köken almak
outweighağır basmak
overcomeüstesinden gelmek, aşmak
overlookgözden kaçırmak, göz ardı etmek
paramounten önemli, birinci derecede
penetratenüfuz etmek, içine girmek
perceivealgılamak, fark etmek
persistsebat etmek, ısrarla sürdürmek
perspectivebakış açısı, perspektif
persuadeikna etmek
pertainilgili olmak, ait olmak
plausibleakla yatkın, inandırıcı
postponeertelemek
precisekesin, hassas
predictöngörmek, tahmin etmek
preliminaryön, hazırlık niteliğinde
preservekorumak, muhafaza etmek
presumablymuhtemelen, herhalde
prevalentyaygın, hâkim
preventönlemek, engellemek
proceeddevam etmek, ilerlemek
procuretemin etmek, tedarik etmek
profitablekârlı, kazançlı
prohibityasaklamak
promoteterfi ettirmek, desteklemek
promptlyderhal, gecikmeden
proneeğilimli, yatkın
providesağlamak, sunmak
proximityyakınlık
pursuepeşinden gitmek, takip etmek
rapidlyhızla, çabucak
reinforcepekiştirmek, güçlendirmek
relevantilgili, konuyla ilgili
relieverahatlatmak, hafifletmek
reluctantisteksiz, gönülsüz
resemblancebenzerlik
resistdirenmek, karşı koymak
restrictkısıtlamak, sınırlamak
retainelde tutmak, korumak
revealortaya çıkarmak, açığa vurmak
scarcekıt, az bulunan
securegüvenli, emniyetli
seekaramak, peşinde olmak
severeşiddetli, ağır
significantönemli, kayda değer
signifyanlamına gelmek, göstermek
simulatesimüle etmek, taklit etmek
sophisticatedgelişmiş, karmaşık, incelikli
specifybelirtmek, açıkça ifade etmek
spontaneouskendiliğinden, anlık
stimulateuyarmak, canlandırmak, teşvik etmek
strengthengüçlendirmek, pekiştirmek
striveçabalamak, uğraşmak
subsequentsonraki, izleyen
substantialhatırı sayılır, önemli miktarda
substituteyerine koymak, ikame etmek
sufficientyeterli, kâfi
suggestönermek, tavsiye etmek
superficialyüzeysel
supervisedenetlemek, gözetmek
supplementtakviye etmek, tamamlamak
surpassaşmak, geçmek
sustainsürdürmek, devam ettirmek
tackleele almak
tentativekesinleşmemiş, çekingen
terminatesona erdirmek, feshetmek
thrivegelişmek, serpilmek
transformdönüştürmek
transmitiletmek, aktarmak
triggertetiklemek, harekete geçirmek
trivialönemsiz, ufak
typicaltipik, olağan
undeniablyyadsınamaz biçimde, kuşkusuz
undergogeçirmek, maruz kalmak
underminebaltalamak, zayıflatmak
undertakeüstlenmek, girişmek
unprecedentedeşi görülmemiş, emsalsiz
vaguebelirsiz, net olmayan
viableişe yarar, yaşayabilir
violateihlal etmek, çiğnemek
vitalhayati, çok önemli
vulnerablesavunmasız, kırılgan
warrantgerektirmek, hak etmek
whereasoysa, -ken (karşılaştırma)
widespreadyaygın, geniş çapta
withdrawgeri çekmek, çekilmek
yieldürün vermek, getirmek
Aramanızla eşleşen kelime bulunamadı.