induce

neden olmak, yol açmak

induce, bir durumu ya da tepkiyi doğurmak, neden olmak demektir. Ayrıca birini bir şeyi yapmaya ikna etmek, yöneltmek için kullanılır.

Anlamları ve örnekler
  1. Neden olmak, yol açmak (durum, tepki) The medicine can induce drowsiness in some patients. İlaç bazı hastalarda uyuşukluğa neden olabilir.
  2. İkna ederek yaptırmak Nothing could induce him to change his mind. Hiçbir şey onu fikrini değiştirmeye yöneltemezdi.
  3. (Tıp) başlatmak (doğum) Doctors decided to induce labour because the baby was overdue. Bebeğin vakti geçtiği için doktorlar doğumu başlatmaya karar verdi.
Eş ve zıt anlamlılar
causebring abouttriggerprovoke
preventstopdiscourageinhibit

Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.

Sık kullanımlar
  • induce sleep / fear: uyku / korku yaratmak
  • induce someone to do: birini …mesi için ikna etmek
  • induce labour: doğumu başlatmak
  • stress-induced: stresin yol açtığı
  • induce a reaction: bir tepkiyi tetiklemek
YDS tarzı örnek soru

Some medicines may ------ sleepiness, so patients are advised not to drive after taking them.

  1. induce
  2. prevent
  3. inhibit
  4. discourage
  5. alleviate
Cevabı göster

A) induce. İlaçlar uykululuğa “neden olabilir”: induce sleepiness. prevent, inhibit, discourage tersi anlamlıdır.

Kelime ailesi

inducement (isim): teşvik. induction (isim): başlatma; tümevarım. induced (sıfat): yol açılan.

İlgili kelimeler

Son güncelleme: 2 Kasım 2026