prone
eğilimli, yatkınprone, bir şeyi sık yaşamaya ya da yapmaya yatkın olmayı anlatır: eğilimli, yatkın. Genellikle olumsuz durumlarda ve prone to kalıbıyla kullanılır.
Anlamları ve örnekler
- Eğilimli, yatkın (to) Some areas are prone to flooding after heavy rain. Bazı bölgeler şiddetli yağıştan sonra sele yatkındır.
- Yüzüstü (konum) The injured man was found lying prone on the road. Yaralı adam yolda yüzüstü yatarken bulundu.
Eş ve zıt anlamlılar
susceptibleliablelikelyvulnerable
resistantimmuneunlikelyprotected
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- prone to: …e yatkın
- accident-prone: kazaya yatkın
- error-prone: hataya açık
- flood-prone: sel riski taşıyan
- prone to illness: hastalığa yatkın
Karıştırılan kelimeler
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| prone | eğilimli, yatkın (genelde olumsuz) | prone to injury |
| liable | sorumlu; …ebilir | liable to change |
| susceptible | duyarlı, kolay etkilenen | susceptible to colds |
prone to sık yaşanan olumsuz durumu, susceptible to etkilenmeye açık olmayı, liable ise hem sorumluluğu hem ihtimali anlatır.
YDS tarzı örnek soru
Young children are ------ to catching colds in winter because their immune systems are still developing.
- resistant
- prone
- immune
- familiar
- subsequent
Cevabı göster
B) prone. Çocuklar kışın üşütmeye “yatkındır”: prone to. resistant ve immune tersi anlamlıdır.
Kelime ailesi
proneness (isim): yatkınlık. Bileşik: accident-prone. Karıştırılan: liable (sorumlu).
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 2 Kasım 2026