plausible
akla yatkın, inandırıcıplausible, kulağa makul ve doğru gibi gelen şeyleri anlatır: akla yatkın, inandırıcı. Doğru olduğu kanıtlanmış demek değildir.
Anlamları ve örnekler
- Akla yatkın, inandırıcı The detective found a plausible explanation for the missing money. Dedektif kayıp para için akla yatkın bir açıklama buldu.
- Güven veren (kişi) He is a plausible speaker who can convince almost anyone. Neredeyse herkesi ikna edebilen, inandırıcı bir konuşmacıdır.
Eş ve zıt anlamlılar
crediblebelievablereasonableconvincing
implausibleunbelievableabsurdfar-fetched
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- a plausible explanation: akla yatkın açıklama
- a plausible excuse: inandırıcı mazeret
- perfectly plausible: son derece makul
- plausible theory: makul kuram
- seem plausible: makul görünmek
Karıştırılan kelimeler
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| plausible | akla yatkın, inandırıcı | a plausible explanation |
| possible | mümkün, olabilir | It is possible. |
| probable | olası, muhtemel | the probable cause |
plausible kulağa makul gelen ama kanıtlanmamış şeyi, possible gerçekleşebilir olanı, probable gerçekleşme ihtimali yüksek olanı anlatır.
YDS tarzı örnek soru
The suspect's story sounded ------ at first, but the police soon found several details that did not match the evidence.
- absurd
- ridiculous
- plausible
- far-fetched
- unbelievable
Cevabı göster
C) plausible. İlk bakışta “inandırıcı” gelen hikâye: plausible. absurd, far-fetched, unbelievable tersi anlamlıdır.
Kelime ailesi
plausibility (isim): akla yatkınlık. implausible (sıfat): inandırıcı olmayan. plausibly (zarf): makul biçimde.
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 2 Kasım 2026