underlying

temeldeki, altta yatan

Orta seviye

underlying, yüzeyde görünmeyen ama bir durumu asıl belirleyen şeyleri anlatır: temeldeki, altta yatan.

Anlamları ve örnekler
  1. Temeldeki, altta yatan The underlying cause of the problem was a lack of communication. Sorunun temel nedeni iletişim eksikliğiydi.
  2. Gizli, asıl The report examines the underlying reasons for the rise in prices. Rapor, fiyat artışının temelindeki nedenleri inceliyor.
Eş ve zıt anlamlılar
basicfundamentalroothidden
superficialsurfaceapparentvisible

Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.

Sık kullanımlar
  • the underlying cause: temel neden
  • an underlying problem: altta yatan sorun
  • an underlying principle: temel ilke
  • the underlying reason: asıl neden
  • an underlying assumption: temel varsayım
YDS tarzı örnek soru

Treating the symptoms is not enough; doctors must also find the ------ cause of the illness.

  1. underlying
  2. superficial
  3. apparent
  4. temporary
  5. minor
Cevabı göster

A) underlying. Belirtilerin ardındaki “temel” neden: underlying cause. Diğer seçenekler yüzeysel ya da geçici olanı anlatır.

Kelime ailesi

underlie (fiil): temelinde yatmak. underlying, bu fiilin sıfat biçimidir.

İlgili kelimeler

Son güncelleme: 2 Kasım 2026