coherent
mantıklı ve bütünlüklücoherent, parçaları birbiriyle mantıklı biçimde uyuşan ve kolay anlaşılan şeyleri anlatır: mantıklı ve bütünlüklü, anlaşılır.
Anlamları ve örnekler
- Mantıklı ve bütünlüklü She gave a clear and coherent explanation of the plan. Planı açık ve bütünlüklü biçimde anlattı.
- Anlaşılır konuşan After the accident, he was too shocked to be coherent. Kazadan sonra şokta olduğu için anlaşılır konuşamıyordu.
Eş ve zıt anlamlılar
logicalconsistentorganizedclear
incoherentconfuseddisjointedmuddled
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- a coherent argument: bütünlüklü bir savunma
- a coherent plan: bütünlüklü plan
- a coherent strategy: tutarlı strateji
- a coherent whole: uyumlu bir bütün
- remain coherent: anlaşılır kalmak
Karıştırılan kelimeler
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| coherent | mantıklı ve bütünlüklü | a coherent argument |
| cohesive | birbirine kenetli | a cohesive team |
| consistent | tutarlı | consistent results |
coherent fikirlerin mantıklı biçimde birbirine bağlanmasını, cohesive parçaların birbirine kenetlenmesini, consistent ise zaman içinde değişmeden aynı kalmayı anlatır.
YDS tarzı örnek soru
The essay received a high mark because it presented a clear and ------ argument from beginning to end.
- incoherent
- vague
- confused
- coherent
- scattered
Cevabı göster
D) coherent. Başından sonuna “bütünlüklü” bir savunma: coherent argument. Diğer seçenekler dağınıklığı anlatır.
Kelime ailesi
coherence (isim): tutarlılık, bütünlük. incoherent (sıfat): anlaşılmaz, dağınık.
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 2 Kasım 2026