coincide
çakışmak, denk gelmekcoincide, iki olayın aynı zamana ya da aynı noktaya denk gelmesi, ya da iki görüşün örtüşmesi demektir: çakışmak, denk gelmek. Genellikle coincide with kalıbıyla kullanılır.
Anlamları ve örnekler
- Zaman olarak çakışmak The exam date coincides with a national holiday this year. Sınav tarihi bu yıl resmî bir tatile denk geliyor.
- Örtüşmek (görüş, çıkar) Her opinion coincided with mine on every important point. Onun görüşü, her önemli noktada benimkiyle örtüştü.
Eş ve zıt anlamlılar
overlapclashmatchcorrespond
differdivergeconflictcontradict
Yeşil kutular eş anlamlıları, kırmızı kutular zıt anlamlıları gösterir.
Sık kullanımlar
- coincide with: …le çakışmak
- happen to coincide: tesadüfen denk gelmek
- coincide exactly: tam olarak örtüşmek
- interests coincide: çıkarlar örtüşür
- dates coincide: tarihler çakışır
YDS tarzı örnek soru
The opening of the new stadium will ------ with the start of the football season.
- deviate
- contradict
- withdraw
- retreat
- coincide
Cevabı göster
E) coincide. Açılışın sezon başlangıcıyla “aynı zamana denk gelmesi”: coincide with. Diğer seçenekler with ile bu anlamı vermez.
Kelime ailesi
coincidence (isim): tesadüf. coincidental (sıfat): rastlantısal. coincidentally (zarf): tesadüfen.
İlgili kelimeler
Son güncelleme: 2 Kasım 2026